televizyon: ses ve görüntü iletebilen, en etkili kitle iletişim aracı. iyi film, iyi haber(olabildiğince), iyi muzik seçilirse işe yarar bi alet. aptal kutusu. kurtulmasi en zor olan alışkanlık. açık saçık bir durum sözkonusu olduğunda ebeveynlerin ve ailenin diğer bireylerinin ellerini ayaklarını koyacak yer bulmakta zorlanmalarına sebebiyet veren edevat. modern zamanda evlerdeki iç dekarosyonda karar verilirken hareket noktası. playstation uzantısı. reklam: belirli bir ürünü, fikri ya da kişiyi; promote etmek amacıyla; medyadan yer ve/veya zaman satın alınarak sponsoru belli, ikna edici iletişim biçimi. mal ya da hizmete karşı talebi artıran öge. bir mankenin, bir şarkıcıyla sadece basında yer almak için çıkması. ihtiyaç fayda amaç üçlemesi. pazarlamanın vazgeçilmezi. iyisi kötüsü olmayan şey. proje: bir öneride bulunmak, çözüm üretmek veya plana yardımcı olmak için yapılan tasarım, önçalışma, plan-program macerası. kahve olmadan bitirilemeyen süreç. sinema: 7nci sanat. bir tutku.  yapması zor, stresli, aşırı masraflı ama zevk alınan sanat olayı. bir nil karaibrahimgil şarkısı. görsel, sözel, sözsüz olarak kitleleri etkileyen iletişim aracı. net yapım: hatay ve görkem kuzenlerin kurdukları yapım şirketi. yaratım çiftliği. yaratıcı kişiliklerle bezenmiş çatı. playstation parkı. şubesi olmayan yapım şirketi.